TAŞINMA VE ÇOCUK


6 Ağustos 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


Yaz dönemi genelde taşınma dönemi olarak bilinir. Hazır okullar tatilken ya da tayinler vs. sebebiyle genelde yazın taşınma oranları artar. Peki taşınma nedir? Çocukların hayatında ne anlama gelir? Onları nasıl etkiler?

Taşınmak herkes için zor bir tecrübe olabilir. Gittiğiniz yer konusunda istekli olsanız da, yaşadığınız yerden ayrılacak olmanıza rağmen yine de mutlu olsanız da, taşınmak insanın sinirlerini bozabilir. Özellikle okul çağındaki çocuklar için şimdiye kadar bildikleri tek evi, gittikleri tek okulu, sahip oldukları ilk arkadaşlarını, alışık oldukları oyun parkını terk edip neden gittiklerini, nereye gittiklerini ve gidince ne yapacaklarını bilmedikleri bir yere taşınmak çok güç olabilir. Daha küçük çocuklar için taşınmak o kadar zor olmaz çünkü bağlantıları o kadar derin değildir ve daha büyük çocuklarla yetişkinlerin endişelerini fazla paylaşmazlar. Eğer ailesi, sevdiği oyuncakları ve diğer sevgi nesneleri yanındaysa o zaman taşınma olayını çok iyi atlatabilirler.

Çocuklarda Yas Süreci


4 Temmuz 2015
- 


Gönderen
Oyuncu Terapist


Bir yakının ölümü, karşılaşabileceğimiz en zorlayıcı yaşam olaylarından birisidir. Bir çocuğun yaşamında meydana geldiğinde ise yetişkinler olarak ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı çoğu zaman bilemeyiz. Ne yapacağımızı bilemediğimiz için ya da bu olayla yüzleşmekten korktuğumuz için bu olayı saklama yoluna gidebilmekteyiz.

Şunu unutmamalıyız ki ne kadar küçük olursa olsun çocuklar etraflarında olanların farkındadırlar. Çevredeki insanları sürekli gözlemlerler ve onların duygularını kolaylıkla sezerler. Eğer en güvendiği insanlar

Yaz Geldi, Okullar Tatil Oldu :)


12 Haziran 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


 Sonunda çocuklarımızın sabırsızlıkla bekledikleri tatil başladı. Çocuklar karnelerini aldı. Kimi başarısıyla bizleri sevindirdi, kimi karnesindeki kırıklarla bizleri üzdü. Ama yine de kızmadık çocuklarımıza. Onlar bizim için bir kağıt parçasına yazılmış bir kaç rakamdan daha değerli. Önemli olan elde ettiğimiz sonuçlardan ders çıkarmak. Eksiklerimizi tamamlamak ve kendimizi geliştirmek için önümüzde koca bir yaz var.  

Diyeceksiniz ki tatilde de mi çalışacağız? Tatil demek tembel tembel yatmak, bilgisayarın başından kalkmamak demek değil ki. Tabi ki sabah akşam ders çalıştırmayacağız çocuklarımıza. Peki ne yapacağız?

Çocukları için en iyisini isteyen tüm anne babaların aklında buna benzer sorular vardır eminim. 

YAZ TATİLİNDE NELER YAPALIM ? 


Gelişimsel Oyun Terapisi


2 Haziran 2015
- 


Gönderen
Oyuncu Terapist



Dokunmak temel bir ihtiyaçtır. Hayatının ilk yıllarında bunu yeterince deneyimleyemeyen çocuklar çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Bkz.Dokunmanın iyileştirici gücü
Gelişimsel Oyun Terapisi, dokunmanın insan gelişimdeki önemi ve terapötik etkisinin farkına vardıktan sonra Viola Brody tarafından geliştirilen bir terapi türüdür.
Gelişimsel Oyun Terapisi, 2-12 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilir. Etkili olduğu alanlar ise fiziksel ve cinsel istismar, otizm, şizofreni, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur. 

Dokunmanın İyileştiren Gücü


20 Mayıs 2015
- 


Gönderen
Oyuncu Terapist


Dokunma, sözel olmayan bir iletişim biçimidir. Sözel olmayan iletişim, sözlerle iletemediğimizi karşımızdakine aktarır. Sanılanın aksine, günlük hayatta büyük oranda sözel olmayan mesajlarla iletişim sağlıyoruz. Teselli etme, şefkat gösterme, güven ve dostluk mesajlarının hepsini bir dokunmayla verebiliriz. 
Dokunma, bir insanın hem bilişsel hem fiziksel ve en önemlisi de duygusal gelişimi için çok önemlidir. Sözler unutulsa da bedenin yaşadıklarını unutması çok daha zordur çünkü tenin de bir hafızası var. Geçmişte yaşadığımız iyi ve kötü dokunmalar ömrümüzün sonuna kadar o hafızada kayıtlı kalır. Kötü dokunmanın (yani fiziksel ve cinsel taciz) travmatize edici etkisi yüksek olduğu gibi, iyi dokunmanın da çok müthiş bir iyileştirici gücü vardır. Hem dokunan hem dokunulan kişi bu iyileştirici güçten yararlanabilir.

CİNSEL İSTİSMARA UĞRAMIŞ


16 Nisan 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


Yapılan son araştırmalara göre dünya üzerinde her 5 çocuktan 1'i cinsel istismara maruz kalmış. İstismara uğrayan çocukların üçte ikisi kız, üçte biri erkek. En korkunç veri ise çocuk istismarcılarının %80'i çocuğun tanıdığı kişiler. Bunlar çok büyük rakamlar :(

Ülkemizde bu oranın az olmasını umsak da çok büyük farklar yok aslında. Allah göstermesin her an istismara uğramış bir çocukla karşılaşma ihtimalimiz var. 

Özellikle okullarda öğretmenlerimiz bu konuya özenle eğilmeli. Geçtiğimiz aylarda medyada yer alan bir haberde, öğretmenin fark etmesi üzerine olay açığa çıkıyor. 



Genelde çocuklar bu konuyu gizli tutmaya çalışıyorlar çünkü kendilerini suçlu hissediyorlar. Sorumluluğun kendilerinde olduğunu düşünüyorlar ve yaşadıkları travmaya bir de cezalandırılma ya da inanılmamanın eklenmesinden korkuyorlar.



Peki bir çocuk cinsel istismara uğradığını söylediğinde ne yapabilirsiniz?


ÖZEL ALAN BALONCUĞUM


10 Nisan 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


Tekrardan merhaba. Uzun bir aradan sonra kaldığımız yerden devam edelim. Çocuklarımızı cinsel istismardan korumak için yapabileceklerimizi araştırırken yurt dışında yayınlanan güzel bir çalışmaya ulaştım. Bu çalışmadan aldığım ilhamla Çocuk İstismarına Karşı Önleyici Rehberlik programımızın 5. haftasını hazırladım. 
Bu çalışmayla ömür boyu lazım olcak bir bilgi olduğunu düşündüğüm "Özel Alan" konusunu çocuklarımıza eğlenceli bir şekilde öğretebiliriz.



5. Hafta: Özel Alan Baloncuğum

SEMİNER TRAFİĞİ


23 Mart 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


Merhaba

Son zamanlarda yazılarımı çok düzenli yayınlıyamıyorum. Belki de Çocuk İstismarına Karşı Önleyici Rehberlik Programımızı haftalık olarak uygulayanlarınız var. Sizlerden özür diliyorum. 

Mart ayı benim için bir hayli yoğun geçiyor. En basitinden sadece bu hafta 3 seminere katıldım. Hepsi çok güzel ve faydalı geçti. Seminerlerde öğrendiklerimi ve aldığım notları sizlerle ayrıca paylaşacağım inşaallah. Ama hazır klavyenin başına geçmişken biraz değinmeden geçemeyeceğim. Hafta sonu katıldığım, RUHSAK (Ruh Sağlığında Aktif Kadınlar) Derneğinin organize ettiği  iki seminerden ilki Prof. Dr. Mücahit Öztürk'ün "Çocukluk Dönemi Psikopatolojilerine Genel Bakış" başlığı altında çok faydalı bir seminer idi. 

İYİ SIR - KÖTÜ SIR


9 Mart 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


Sır tutmak, bize emanet edilen bir sırra sadakat göstermek aslında bizim en güzel değerlerimizden biridir. Ancak kötü niyetli bazı insanlar ne yazık ki bu güzel değerimizden faydalanarak çocuklarımızı kendi tuzaklarına çekmeye çalışabiliyorlar. Peki biz çocuklarımızı bu tuzaklardan koruyabilmek için ne yapabiliriz? Bu değerden vaz mı geçelim?
Tabii ki hayır. Sadece çocuklarımıza ne zaman sır tutmanın zararlı olabileceğini, yaşlarına da uygun olarak anlatabilirsek bir nebze olsun bu tuzaklardan koruyabiliriz inşaallah.

4. Hafta: İyİ sır - Kötü sır


VÜCUDUM BANA AİT


27 Şubat 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün


Sürekli çocuklarımızı korumaktan bahsedip duruyoruz. Çocuklarımızı korumak için sokakta oynamasına izin vermiyoruz, okula yalnız başına gitmesine izin vermiyoruz, çoğu zaman arkadaşlarına bile göndermiyoruz. Peki ne zamana kadar koruyabiliriz çocuklarımızı? Ne kadar yetişebiliriz? Onları bu kadar koruyup kollamamız doğru mu?
Bu sorular hepimizin sormaya korktuğu sorular aslında. Çünkü biliyoruz ki aslında biz her zaman koruyamayız çocuklarımızı ve aslında bu kadar korumacı davranmamız hiç de doğru değil. Peki ne yapmalıyız?
Bizim ebeveyn ve öğretmenler olarak asıl görevimiz çocuklarımıza kendilerini korumayı öğretmek. Kulağa biraz itici de gelse, kendi başlarının çaresine bakmayı öğretmek. 

3. Hafta: İyi dokunuş, Kötü dokunuş

VÜCUDUMUZ


18 Şubat 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün



Geçtiğimiz hafta yaşadığımız elim olay sonrası bir kez daha bu yazılarımı daha da kapsamlı bir şekilde araştırıp, planlayıp yazmam gerektiğini görmüş oldum. Sizden de ricam sadece burayla sınırlı kalmadan olabildiğince güvenilir kaynaklardan konuyu araştırıp, bunları başkalarıyla da paylaşmanız. Özellikle bloğumuzu çevrenizdeki öğretmenler ve rehber öğretmenlerle paylaşırsanız daha fazla çocuğa yardımcı olma şansımız olabilir inşaallah. 


Ayrıca dikkatinizi çekmek istediğim bir konu da cinsiyet ayrımı yapmadan buradaki konuları okumanız ve uygulamanız. Yani sadece kız çocuklarına yönelik bir program değil bu program. Allah korusun, hem kızlarımız, hem oğullarımız taciz ve istismara maruz kalabilir ki biz bir nebze de olsa buna engel olmak için çabalıyoruz. Yine önemli bir konu bu çalışmamızla sadece çocuklarımızı korumayı değil aynı zamanda gelecekte tacizde bulunma ihtimallerini de ortadan kaldırmayı umuyoruz. Elbet sizin gibi bilinçli anneler buna zaten dikkat ediyor, ancak bu konuyu hiç dikkate almayan anneler de var ne yazık ki toplumumuzda. Bunun için öğretmenlerimize çok görev düşüyor. 

Allah meleklerimizi en güzel şekilde yetiştirmemize yardımcı olsun.

2. Hafta : Vücudun bölümleri, Dokunulması yasak özel yerler


DUYGULARIMIZ


11 Şubat 2015
- 


Gönderen
Betül Ergün



Cinsel istismar ne yazık ki çok sık duyar olduğumuz bir kelime. Peki biz anne babalar ve öğretmenler olarak çocuklarımızı koruyabilmek için neler yapabiliriz?
Öncelikle biz bilgilenmeliyiz bu konuda, kendi önyargı ve yanlış bildiklerimizi çocuklarımıza dayatmamalıyız. Ayrıca, soğukkanlı olmalıyız. Bununla birlikte çocuklara yaşlarına uygun bir şekilde, onların anlayacağı bir dille ve korkutmadan çocuklarımızı da bilgilendirmeliyiz. Unutmayalım ki bizim onlara söylediğimiz her kelime onlarda derin izler bırakabilir, bu yüzden korkutmamaya dikkat etmeliyiz. Her konuda olduğu gibi cinsel istismar konusunda da "aman yapma, etme" demektense alternatifler sunup ne zaman, ne yapabileceği konusunda yol gösterici olmalıyız.
Bu yollardan bazısını sizinle paylaşacağım. Lütfen siz de fikir ve yorumlarınızla konumuza katılmaktan çekinmeyin. Kolaylık olması açısından basitten karmaşığa doğru bir sıralamayla çocuklarımızı nasıl bilgilendirebileceğimizle ilgili bir program hazırladım.
Yararlı olması umuduyla.

1. Hafta: Duyguları ifade etme

Dinlemek Sorunları Nasıl Çözer?


26 Ocak 2015
- 


Gönderen
Oyuncu Terapist



Danışmanlık almaya gelenlerin ortak şikayetlerindendir: ”Kocam beni dinlemiyor”, “Annem beni anlamıyor”, “Çocuğum okulda neler olduğunu bana anlatmıyor", "Benimle duygularını paylaşmak istemiyor"... Bütün bunların temelinde yatan sorunlardan birisi dinleme becerisinden yoksun olmaktır. İletişim kurarken nasıl anlatıldığı kadar nasıl dinlenildiği de iletişimi etkiler. Bir kişinin sizi dinlerken sürekli telefonuna baktığını düşünün, ya da ne anlatırsanız anlatın içinden belli kelimeleri "duyarak" sizi dinlediğini düşünün. Eğer birisini dinlerken onu yargılar, eleştirir, tavsiye verir ya da teselli edersek bunları ne kadar iyi niyetli yapıyor olursak olalım karşıdaki kişi anlaşılmadığını hissedeceği için söyledikleriniz boşa gitmiş olacaktır.
Çoğumuz birisi bize derdini anlattığında sorununu çözme, hemen öneri verme telaşında oluruz. Oysa çoğu zaman anlatan kişinin tek ihtiyacı derdini paylaşmak ve anlaşıldığını hissetmektir. O anda önerdiğimiz çözüm yolları amacına ulaşmaz. Birisiyle ilişkimizi geliştirmeyi, bizimle daha çok şey paylaşmasını istiyorsak etkin dinlemek gerekmektedir.
Etkin dinleme nedir?
Etkin dinleme bir iletişim biçimidir. Dinlemek pasif bir eylem değil tam tersine enerji gerektiren bir eylemdir. Kişinin dinlerken kendisini fiziksel ve zihinsel olarak karşıdakine yöneltmesi gerekir. Etkin dinleme, kişinin paylaştığı sorunu tekrar düşünmesini sağlar ve kendi çözümünü bulmasına yardımcı olur. Söylenenlerin karşıdaki tarafından anlaşıldığını belirtir ve karşılıklı güveni arttırır.

Çocuk Gelişiminde Babanın Rolü


7 Ocak 2015
- 


Gönderen
Oyuncu Terapist


Çocuk gelişiminde annenin yeri ve öneminden çokça bahsedilirken babanın rolüne aynı sıklıkta değinilmez. Oysa çocuk gelişiminde babanın yeri de oldukça kritiktir.
Bir bebek doğduğunda ilk bağı anneyle kurar. Bir süre anneyi kendisiyle bir bütün olarak görür ancak yavaş yavaş ayrışma başlar. Bu ayrışma ve bireyselleşme sürecinin sağlıklı olması için babanın yeri mutlak bir öneme sahiptir. Anne ile bebeğin dünyasına bir üçüncü olarak giren baba dış dünyayı temsil etmektedir. Dış dünyaya güven ve keşfetme arzusu baba ile ilişki üzerinden şekillenir. Anne, çocuk için ilk bağlanma figürü, sevgi, içsel güvenin temeliyken; baba, otorite, güç ve dışsal güvenin temelidir. Babanın çocuğun gelişiminin erken dönemlerinde çocuk yetiştirmeye müdahil olması ve ilişki kurması çocuğun hem zihinsel hem duygusal gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Oyun Terapisi


21 Aralık 2014
- 


Gönderen
Betül Ergün


Bir çocuğun hem eğlencesi hem iletişim biçimi hem de öğrenme yoludur oyun. Kısacası çocuğun dünyasıdır. Yetişkinler kelimelerle "oynar", kendilerini ve sorunlarını ifade edebilirken sözel becerileri tam olarak gelişmemiş çocukların tek ifade yolu oyundur. Bu yüzden yetişkinlerin dünyasında duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorluk yaşayabilirler. Burada devreye oyun ve oyuncak girer.
Oyun Terapisi nedir?
Oyun terapisi 2-12 yaş aralığındaki çocuklar için uygun olan bir terapi yöntemidir. Bu yaş aralığındaki çocukların yaşadıklarını anlamlandırması, çözümler üretmesi ve kendine güveninin artmasını sağlamaktadır.

Normal oyundan farkı nedir?
Çocuk günlük hayatında yaşadığı sıkıntıları oyun terapisi odasına taşır ve sembolik olarak yeniden canlandırır. Günlük hayattaki oyundan farkı ise burada sorunlarını canlandırırken yanında

ÇOCUK VE ERGENLERDE CİNSEL GELİŞİM


14 Aralık 2014
- 


Gönderen
Betül Ergün





Bir önceki konumuzda çocuklarda cinsel istismarın sonuçlarını ya da başka bir ifadeyle belirtilerini anlatmıştık. Ancak bunları tam olarak anlayabilmek için öncelikle çocukların yaşlarına göre nasıl bir cinsel gelişim sergilediklerini bilmemiz lazım, ki bu sayede neyin normal neyin anormal olduğunu bilelim. Dikkatimizden kaçmaması gereken bir konu daha var o da her çocuk kendine özel bir gelişim sergiler. Bu tür kitabi bilgiler muhakkak bize ışık tutar ancak unutulmamalıdır ki her çocuk birbirinden farklıdır, her çocuk özeldir. 

  • 0-2 Yaş

Bebek annesinin memesine yaklaştığı an sakinleşir, ağlaması durur rahatlar. Anne ile sıcak ve yakın bir ilişki

Çocuklarda Cinsel İstismarın Sonuçları


7 Aralık 2014
- 


Gönderen
Betül Ergün



Kaldığımız yerden devam edelim  


Çocuklarda Cinsel İstismarın Sonuçları
Cinsel istismara uğrayan çocukların bu olaylara tepkileri, cinsel istismarın şiddetine ve türüne, ortaya çıkma sıklığına ve yaşlarına göre değişmektedir.  Bir çocuğun aşağıdaki belirtilerden birkaçını gösteriyor olması bizim için bir ipucu olabilir.


  •  Yetişkinlere güven eksikliği veya alışılmadık tarzda korku,  
  •  Yaşına uygun olmayan bir şekilde cinsel davranışlar hakkında detaylı bilgi,  

Biraz bilimsel bilgi


1 Aralık 2014
- 


Gönderen
Betül Ergün


Yazı dizimizin ilk bölümü biraz bilimsel olacak, sonraki bölümlerde daha pratik bilgilere yer vereceğiz ama öncelikle çocuk istismarının ne olduğunu bilmemiz lazım ki çocuklarımızı neye karşı koruyacağımızı bilelim. Dünyanın her yerinde, en gelişmiş ülkelerden en geri kalmış toplumlara kadar, her kültürde karşımıza çıkan çocuk istismarı; çocuğun büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkileyen her türlü davranış olarak tanımlanır.

Çok önemli ve telafisi mümkün olmayan sonuçları olan çocuk istismarını önleme konusunda dünyada pek çok çalışma yapılmakta. Türkiye Cumhuriyeti'nin de imzaladığı “Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi:  Madde 6 – Çocuklara yönelik eğitim:

ÇOCUKLARIMIZI CİNSEL İSTİSMAR VE TACİZDEN KORUMAK İÇİN


29 Kasım 2014
- 


Gönderen
Betül Ergün


Tekrardan merhaba

İlk yazı olarak çocuk istismarı gibi sıkıntılı bir konu seçmek istemezdim, ancak geçen günlerde böyle bir olayın haberlere çıkması dolayısıyla biz annelerin gündemine tekrar girmesi, beni, daha önce yaptığım bir çalışmayı sizlerle paylaşma mesuliyeti altına soktu.

Rehberlikte Program geliştirme dersi, final ödevi olarak hazırladığım bu çalışmayı birkaç bölümden oluşan yazı dizisi halinde ve çocuklarınızla evde ya da sınıf ortamında uygulayabileceğiniz etkinliklerle birlikte paylaşmayı planlıyorum.

Öncelikle istismar kavramını biraz açarak, çeşitleri ve sonuçlarını ele alarak konuya giriş yapmak istiyorum. Daha sonra çocuk ve ergenlerin cinsel gelişimini incelememiz gerekiyor ki neyin normal neyin anormal olduğunu bilelim ona göre davranalım. Ve yine önemli bir konu, çocuğu cinsel konularda bilgilendirirken dikkat edilmesi gerekenlerle devam edeceğiz. Son olarak da çocuklarla uygulamalı çalışabileceğimiz  istismardan korunma programını hafta hafta sizlerle paylaşıcağım.

Hem öğretmenlerimizin, hem de ebeveynlerin uygulayarak meleklerimizi korumak yolunda bir adım olması dileğiyle.

Allah meleklerimizi tüm kötülerin şerrinden korusun.

MERHABA


28 Kasım 2014
- 


Gönderen
Betül Ergün




Uzun zamandır araştırmalarımı ve yazılarımı paylaşabilceğim bir blog açmayı düşünüyordum ancak bir türlü fırsat bulamamıştım. Sonunda cesaretimi topladım ve sizlere merhaba diyebildim. 

Bir psikolog, bir psikolojik danışman ve 5 kız çocuğu bir araya gelirse, ve tabi çok yakınımdaki ilgili ve dikkatli anneleri de unutmamak lazım, blog açmak farz olur herhalde :)

Burdan sizlerle okuduğum kitaplardan ve yaptığım araştırmalardan, çocuk eğitimi, terbiyesi, psikolojisi ve çocukla ilgili her konuda, edindiğim bilgileri paylaşmayı hedefliyorum. Amacımız bizlere emanet edilen mücevherlerimizi bir elması işler gibi titiz bir şekilde işlemek, yetiştirmek ve hayata hazırlamak.

Çok edebi yazılar yazamam, ama elimden geldiğince faydalı ve günlük hayatta uygulayabilceğiniz pratik bilgileri sizlere aktarcam. Tabi sizlerin de yorum ve sorularla katkılarınızı bekliyorum. 

Betül