Çocuklarda Yas Süreci


4 Temmuz 2015
- 


Gönderen
Oyuncu Terapist


Bir yakının ölümü, karşılaşabileceğimiz en zorlayıcı yaşam olaylarından birisidir. Bir çocuğun yaşamında meydana geldiğinde ise yetişkinler olarak ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı çoğu zaman bilemeyiz. Ne yapacağımızı bilemediğimiz için ya da bu olayla yüzleşmekten korktuğumuz için bu olayı saklama yoluna gidebilmekteyiz.

Şunu unutmamalıyız ki ne kadar küçük olursa olsun çocuklar etraflarında olanların farkındadırlar. Çevredeki insanları sürekli gözlemlerler ve onların duygularını kolaylıkla sezerler. Eğer en güvendiği insanlar

kendilerinden birşey gizler ya da yalan söylerse bu hem o insanlara hem de dünyaya olan güvenlerini sarsabilir. Ölüm haberini bir psikolog ya da doktorun değil olayın üstünden çok uzun süre geçmeden aileden birisinin vermesi her zaman daha uygundur.

Çocuklara ölüm haberini verirken çocuğun yaşını ve önceki deneyimlerini göz önünde bulundurmak önemli. Her çocuğa yaşına uygun bir şekilde açıklama yapmak gerekir. Çocuklara ölüm haberini verirken daha somut ve basit ifadeler kullanılmalı. "Onu kaybettik", "yolculuğa çıktı", "uzun bir uykuya yattı" gibi açıklamalar çocuğun zihninde yalnızca somut anlamıyla var olduğundan anlam vermesini zorlaştırır. Bunun yanında uyku ve yolculuk gibi kavramların onda daha fazla kaygı uyandırmasına neden olabilir. Bu nedenle, "öldü" ve "nefes almayı durdurdu" gibi somut ve kısa açıklamalar daha açıklayıcı olacaktır.

Çocuğun kaybı aynı zamanda ebeveynin de kaybıdır. Bu ebeveynlere daha büyük zorluk yaşatabilir. Çocuklarını üzmemek için olumsuz duygularını gömmeye çalışabilirler. Bu davranışın verdiği mesaj ise "olumsuz duyguları saklamak lazım" olacağından bundan kaçınmak gerekir. "Eğer sen ağlarsan o da üzülür" sözü çocuklarda büyük bir suçluluk uyandırır. Yetişkinlerin kendi yaslarını yaşaması, çok abartılı olmayan bir şekilde üzüntülerini ifade etmesi ve ağlaması sağlıklıdır. Bu şekilde, çocuklara üzülmenin, kaybettikleri kişi konuşmanın ve sorular sormanın normal olduğu mesajı verilebilir.

Çocuklar kendilerini ifade ettikçe yaşadıkları acı daha da azalır. Ölen kişi hakkında konuşmak, yazmak ya da resim yapmak rahatlatıcı olacaktır. Ancak, her çocuğun baş etme tarzı farklıdır. Kimi zaman sanki hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz durabilirler ya da oyun oynamaya devam edebilirler. Bu onun umursamadığı anlamına değil sadece yaşadıklarını sindirmek ve işlemek için zamana ihtiyacı olduğu anlamına gelir.

Cenaze törenine katılmak isteyen okul çağındaki çocuklara izin verilebilir. Bu, hem onlar için bir veda şansı hem de yaşanan olaya bir anlam verebilmesi için bir fırsattır. Bu törenlerde çocuklara destek olabilecek güvenilir bir yetişkinin olması, törene ve orada görebileceklerine dair önceden bilgilendirme yapılması ve tören sonrasında konuşma isteklerinin karşılanması önemlidir.

Bir yakının kaybı sonrası yapılabilecekler:
• Çocuğunuzu bu konu hakkında konuşmaya ve soru sormaya teşvik etmek ancak zorlamamak.
• Günlük rutine (okula gidiyorsa okula) birkaç gün içinde geri dönmek.
• Yasın ilk yılında ev değiştirmek, okul değiştirmek gibi büyük değişikliklere gitmemek.
• Saklamak üzere vefat eden kişinin eşyalarından birkaç tane almasını önermek.
• Eski resimlere bakarak anılar hakkında konuşmak.
• İnancınıza göre ölüm sonrası hakkında açıklama yapmak.
• "Sen de ölecek misin?" gibi soruları yanıtlarken doğadan bir örnek vererek (örn. bir ağaç) doğma, büyüme ve ölme döngüsünden, her canlının bir sonu olduğundan ama şu anda sağlıklı bir şekilde onun yanında olduğunuzdan bahsetmek.

Yas süreci, her çocuğun yaşına, karakterine, sosyal çevresine ve aile yapısına göre değişkenlik gösterir. Ölen kişinin yakınlık derecesi ve ölüm şekli de bu sürecini etkiler. Bir ebeveyn ya da kardeş kaybı ise her aile için çok zorlu bir olaydır. Çocuklarda kayıp sonrası öfke ve suçluluk duyguları ve bazı davranış değişiklikleri görülebilir. Bu davranışlar, uzun süreliyse ve günlük hayatı olumsuz etkiliyorsa bir uzmandan destek almak faydalı olacaktır.


Şeyma Demirlikan, Klinik Psikolog


seymademirlikan@gmail.com

http://www.tavsiyeediyorum.com/psikolog_24414_seyma_demirlikan.htm

Tepkiler: